bs
Bülent Şenver - www.bulentsenver.com
bs
beads
space space


Menu:
 AnaSayfa
 Başlıklar
 Arama
 İstatistikler

Bülent Şenver'in Gözüyle:
 Bankacı Gözüyle

 1Dakika Etik
"Kolay ve Zor" Üzerine Yorumlar
 
Kolay ve Zor
1DAKIKA ETIK
Tarih: 16.08.2006 00:02 Yazan: bulentsenver

( Bu yazıya yorum ekle )

 

Kolay ve Zor
Bir Dakika Etik
Bülent Şenver


Kolay ve Zor

Bozmak kolay
Yapmak zordur!

Suçlamak kolay
Hatayı kabul etmek zordur.

Kalp kırmak kolay
İnsan kazanmak zordur!

Saygınlık yitirmek kolay
İtibar kazanmak zordur!

Para kaybetmek kolay
Servet kazanmak zordur!

İnsan harcamak kolay
Gönül almak zordur!

Yemek kolay
Hazmetmek zordur!

Ağlamak kolay
Gülmek zordur!

Alışmak kolay
Sevmek zordur!

Konuşmak kolay
Dinlemek zordur!

Ayrılmak kolay
Birarada kalmak zordur!

Yürümek kolay
Koşmak zordur!

Övünmek kolay
Tevazu zordur!

Sürünmek kolay
Tırmanmak zordur!

Harcamak kolay
Tasarruf zordur!

Üzülmek kolay
Neşelenmek zordur!

Ceza vermek kolay
Ödüllendirmek zordur!

Boyun eğmek kolay
Başı dik tutmak zordur!

Aşağılamak kolay
Övmek zordur!

İtiraz etmek kolay
Uzlaşmak zordur!

Bencillik kolay
Paylaşmak zordur!

Günah işlemek kolay
Sevap yapmak zordur!

Öğrenmek kolay
Öğretmek zordur!

Hesap sormak kolay
Hesap vermek zordur!

Yönetilmek kolay
Yönetmek zordur!

Kötülük yapmak kolay
İyilik yapmak zordur!

Yanlış yola girmek kolay
Doğru yolu bulmak zordur!

Söylemek kolay
Yapmak zordur!

Yok etmek kolay
Yaratmak zordur!

Kırmak kolay
Birleştirmek zordur!

Almak kolay
Vermek zordur!

Kolay olanları yapmanız zor,
Zor olanları yapmanız kolay olsun......

Bülent Şenver




Yorumlar ( 28 ) Sıralama Türü : Tarihe Göre -*- Yazara Göre
 
Kadri Karoğlu

- 14 Haziran 2008 Cumartesi  23:56

Zor olan hiçbir şeyden kaçmamamız dileğiyle...

ferhat okay

- 03 Haziran 2008 Salı  11:14

kolayı secmek zordan kacmak insanın doğasında vardır fakat doğruların zor olan yollardan gectiğini bilmek ve dogru olanı yapabilmek için gerektiğinde zorlanmayı ve bedel ödemeyi göze almak büyük bir erdemdir. Bu erdeme sahip olabilmekte insanın kendini yetiştirebilmesiyle ilişkilidir. Kendini dogru biçimde yetiştiren insana dogru ama zor olan seyler kolay gelicek kolay ama yanlış olan seyler yapılamıyacak kadar zor gelicektir

ömer akpınar

- 01 Haziran 2008 Pazar  18:41

kolay olarak tabir ettiğiniz şeyler her insan oğlunun yaptığı şeylerdir ve bunların sonu hep musibetle biter bir musibette bin nasihattan iyidir.sonucunu yaşamış ve ders almış adam için zor dedikleriniz kolay kolay dedikleriniz otomatikman zor oluverir zaten.

DİLEK AKYÜREK

- 14 Mayıs 2008 Çarşamba  17:04

HAYAT bu kadar güzel özetlenmiş olamaz...ellerinize,kaleminize,bu işe katmış olduğunuz yüreğinize sağlık...bizler nedense hep kolay olan şeyleri tercih eder ve hep kendimizi yormayalım diye kolay işler yaparız.keşke kolay şeyler yapmak yerine zoru başaran insanlar olsak ama ne yazıkki bizim yaşadığımız ortamda kolay lokmlara yutmak tercid ediliyor.bu yazıyı herkesin okumasını tavsiye ederim ve söylediğiniz gibi Kolay olanları yapmamız zor,Zor olanları yapmamız kolay olur inşallah......

İnci Çağman

- 01 Mayıs 2008 Perşembe  23:20

Kolay ve zorun birarada olduğu birçok eylem var.Güzel bir yazı.Burada önemli olan bizim için zor olanı kolay hale getirmek,yani zoru gerçekleştirmektir.Ayrıca bu kadar zor ve kolay olan şeyleri sıraladıktan sonra en sondaki dileğiniz için de teşekkür ederim.

SERAP AKINCI

- 19 Ekim 2006 Perşembe  16:58

VATAN19-10-2006 Daha çok kanser ilacı satmak için dernek kurduTürkiye’de fahiş fiyatla ilaç sattığı ortaya çıkan Roche bu kez Avrupa’da kanser ilacı satışlarını artırabilmek için bir dernek kurmakla suçlanıyor.İNGİLİZ The Guardian gazetesi Avrupa’da kanser bilincini artırmak ve hükümetleri kanser tedavisine daha fazla bütçe ayırmaya ikna için kurulan “Cancer United” adlı derneğin arkasında Roche firmasının olduğunu yazdı. İddialara göre, Roche bu derneği daha fazla kanser ilacı satabilmek için kurdurdu. Derneğin 1 milyon imza toplayarak Avrupa genelinde kansere ayrılan bütçeyi artırmayı amaçladığını kaydeden gazete, birçok bilim adamının oluşumun arkasında Roche’un olduğunu öğrendikten sonra yönetim kurulundan ayrıldıklarını, Avrupa Parlamentosu’nda yapılması beklenen dernek açılışının da iptal edildiğini duyurdu. Cancer United ile ilgili yapılan araştırmada;* Derneğin tüm finansmanının Avrupa’nın en büyük kanser ilacı üreticisi Roche tarafından sağlandığı,* Roche’un üst düzey yöneticilerinden birinin derneğin yönetim kurulunda yer aldığı,* Genel sekreterinin Roche’un halka ilişkiler firmasının başındaki isim olduğu,* Kampanyalarda kullanılan, “Hükümetler kansere daha geniş bütçe ayırıp harcama yaparlarsa, kanser hastalarının ölüm riski azalır” şeklindeki bilimsel geçerliliği kuşkulu olan araştırmanın da Roche tarafından yaptırıldığı ortaya çıktı. Roche’un bu araştırmayı güçlendirmek için London School of Hygene’den onay istediğini kaydeden İngiltere’nin ünlü kanser uzmanı Michael Coleman, “Bilimsellikten tamamen uzak saçma sapan bir çalışma ile hükümetlere baskı yapıp kendi satışlarını artırmak istiyorlar. Kanser hastaları erken teşhis, cerrahi operasyon, kanser ilaçlarının kullanımı ve radyoterapi ile kurtulur” dedi. ROCHE: TAKTİK DEĞİLRoche ise, “Bu kesinlikle bir pazarlama taktiği değildir” açıklamasını yaptı. Roche, göğüs kanseri için Herceptin, bağırsak kanseri için Avastin ve akciğer kanseri için Tarceva adlı ilaçları üretiyor.www.FARMAMEDYA.comKim Kimi Kandırıyor?[Emine Algan'ın yazısı]19 Ekim 2006, PerşembeRoche sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde skandallara konu oluyor. Kendi ilacını satmak için kanserle mücadele derneği kurduğu ortaya çıkan şirket, Türkiye’de gazetelere ilan verip kamuoyunun yanlış yönlendirildiğini iddia ettiEmine ALGANÖnceki gün düzenlediği basın toplantısında sorulara tatmin edici yanıtlar veremeyen Roche, bugün gazetelere ilan vererek “kamuoyunu yanlış yönlendirenler için yasal haklarını kullanacağını” duyurdu. İki yıldır bitmeyen skandallara ilişkin daha önce hiçbir açıklama yapmayışını Türk Ceza Yasası ve Basın Yasası’na sığınarak açıklamaya çalıştı. Her iki yasada da yargıyı etkilemenin ciddi bir suç olduğunu hatırlatan Roche, bu konularda haber yazanları üstü kapalı tehdit etmek istedi böylece. Fakat ne yazık ki, ilanların hemen yanında yeni bir haber daha vardı.“Daha çok kanser ilacı satmak için dernek kurdu.” Kim? Roche. Kim söylüyor? The Guardian gazetesi. Neye dayanarak?1. Avrupa’da kurulan Canser United adlı sivil kuruluşun tüm finansmanının Roche tarafından sağlanması;2. Roche’un üst düzey yöneticilerinden birinin bu sivil oluşumun yönetim kurulunda yer alması; 3. Genel sekreterinin Roche’un halkla ilişkiler firmasının başındaki isim olması;4. Kampanyalarda kullanılan “Hükümetler kansere daha geniş bütçe ayırıp harcama yaparlarsa kanser hastalarının ölüm riski azalır” şeklindeki bilimsel gerçekliği kuşkulu olan araştırmanın da Roche tarafından yaptırıldığının ortaya çıkmasına.Başka ne diyor The Guardian?“Daha fazla kanser ilacı satabilmek için Roche tarafından kurdurulan dernek, bir milyon imza toplayarak Avrupa genelinde kansere ayrılan bütçeyi arttırmayı amaçlıyor” diyor. “Birçok bilim adamı, derneğin arkasında Roche olduğunu öğrendikten sonra yönetim kurulundan ayrıldı” diyor.“Roche, yaptırdığı araştırmayı güçlendirmek için London School of Hygene’den onay istedi” diyor. “DÜNYA ÇAPINDA ENDİŞE DUYULUYOR”Sadece İngiltere’de yayımlanan The Guardian gazetesi değil, bütün Avrupa’da tartışılıyor bu konu ve haftalardır en önemli gündem maddesini oluşturuyor. Derneğin, bugün Avrupa Parlamentosu’nda yapılması planlanan açılışı da üzerindeki bu şaibeler nedeniyle iptal edildi. Açılışa BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın ve Microsoft’un kurucusu Bill Gates’in de katılması bekleniyordu. Ancak pek çok gazeteci ve bilim adamı, “Roche gibi uluslararası alanda kanser tedavi merkezleri bulunan, ‘birçok kritik hastalıkta kampanyaları kuşkuyla karşılanan’ ve skandallara imza atmış bir firmanın bu derneğin omurgasını oluşturmasından rahatsızlık duyduğunu” açıkladı.Roche firmasının halkla ilişkilerini üstlenen şirket, klinikler ve basını etkilemek için yoğun bir kampanya yürütüyor bir süredir. Avrupa basını ise kaygılı. “Canser United adlı kuruluşun ‘kobaylar ordusu oluşturmak için uygulamaya sokulan sinsi bir planın’ parçası olduğunu” dile getiriyor. Duyulan kaygının, “Roche’a yönelik bir önyargıdan değil, hukuka ve uluslararası kamuoyuna malolmuş ve ispatlanmış skandallara dayandığını” vurguluyor Avrupa basını. “Roche’la ilgili somut kararlar alınmış hukuki dosyalardan hareketle söylüyoruz ki,” diyerek şu uyarıyı yapıyor:“Roche, çok masumane ve sempatik gözüken bu kampanya ile kendi tedavi yöntemini doğru diye dayatmaya çalışıyor. Buradaki samimiyetin sorgulanmasının nedeni, somut hukuki kararlar alınmasına götüren skandallar. Buna karşılık devletlerin ve medyanın ombudsmanlarının önüne set çekmeyecek bir dinamik devrede olmalıdır. Dünya çapında bir endişe söz konusu. Her ülkede aynı ilaçlarla farklı tedavi yöntemleri üzerinde duruluyor, bu da toplumu kaygılandırıyor.Kanser hastalarının eşit muamele görmesi için bu işin bir anayasası olmalı. Derhal ulusal ve uluslararası kanser politikaları oluşturulmalı ve devletler bir an evvel kanser ilacı üreticilerinin bu tür çalışmalarla kamuoyunu etkilemesinin önüne geçmelidir.”“HASTALAR İKİ DEFA DÜŞÜNSÜN”İngiltere’nin önde gelen kanser uzmanlarından Michael Coleman da Roche tarafından yaptırıldığı ortaya çıkan araştırmayla ilgili şunları söylüyor: “Bilimsellikten tamamen uzak, saçma sapan bir çalışmayla hükümetlere baskı yapıp kendi satışlarını arttırmak istiyorlar. Böyle bir sivil kuruluşun yönetiminde kanser ilacı üreten bir firmanın yöneticileri bulunmamalıdır. Kanser hastaları da bu firmanın, tedavilerine sponsor olmasını ve bu araştırmalarda yer alıp almamayı iki defa düşünmelidir.”“NİYE SPONSOR OLMASIN?”Roche yönetimi ise Cancer United adlı kuruluşun, pazardaki satışları için bir baskı oluşturmayacağını, kamuoyunu etkilemeye çalışmadıklarını savunuyor ve “Umarız insanlar Roche’u bir düşman gibi görmekten vazgeçer” diyor.Roche’a destek veren doktorlardan Prof. Smyth de benzer şeyler söylüyor: “Böyle bir araştırmaya endüstrinin devleri arasındaki bir kurumun sponsor olması niye tuhaf karşılanıyor? Roche’u tümüyle yok etmeye, yaptığı her şey iğrençtir demeye gerek yok.”Cancer United adlı kuruluşun yönetiminde olan ya da imza kampanyasına destek veren pek çok bilim adamı ise işlerin arkasında Roche olduğunu öğrenince ya imzalarını çekti ya da yönetimden ayrıldı. Derneğin yönetim kuruluna çağrılan Adamos Adamou, gerçeği öğrenince geri çekildi. Avrupa Kanser Hastaları Koalisyonu’nun başkanı olan Lynn Faulds Wood da izni alınmadan kendi isminin de kullanıldığını belirterek “Bu endüstriyi destekleyemeyiz” açıklaması yaptı. “TÜRKİYE’DE İNSANLAR BİLİNÇSİZ”Avrupa’da bunlar olurken Roche, Türkiye’de de bitmeyen skandalların merkezinde olmayı sürdürüyor. Sarah Boseley, The Guardian’da dün yayımlanan bu haberi kaleme aldığı sırada Roche Türkiye Genel Müdürü George Nikolov Hadjiev, İstanbul Swissotel’deki basın toplantısında soruları yanıtlıyordu. Devlete pahalı ilaç satmak, sağlık taraması adı altında olmayan hastalar ve hastalıklar yaratarak kendi ilaçlarının reçete edilmesini sağlamak, hizmet faturası yoluyla vergi kaçırmak gibi suçlardan yargılaması süren Roche hakkında yöneltilen tüm sorulara, “Türkiye’de yönetim değişti, biz temiziz” karşılığını verdi Hadjiev. 170 ülkede faaliyet gösteren Roche’un etik ilkelerinden söz etti ve “bu ilkelerden herhangi bir sapma Roche ile ilişkilendirilmemelidir, bireylerin yanlış yorumlaması ya da kötü niyeti sonucudur” dedi. Oysa The Guardian’ın haberinden de bir kez daha anlaşılıyor ki, Roche’un etik ilkeleri dünya çapında tartışma ve skandallara konu oluyor. Roche bu kadar skandala konu oluyorsa bu tek tek kişilerden değil, genel yönetim anlayışından kaynaklanıyor. Basın toplantısındaki bir soruya Hadjiev’in verdiği cevap, Bir gazeteci, “Sağlık taraması adı altında olmayan hastalar ve hastalıklar türeterek kendi ilacınızın reçetelenmesini sağlamakla suçlanıyorsunuz. Ne diyeceksiniz” diye sordu. Hadjiev, “Bu benim ilaç sektöründe iş yapma anlayışıma tamamen ters. Böyle bir şey yapıldığını hayal bile edemiyorum” dedi. Soru, somut bir örnekle tamamlandı: “Giresun’da yaptırdığınız bir sağlık taramasına katılan 110 kişiden 100’ünde kemik erimesi saptandı ve hepsine Roche’un Rocaltrol adlı ilacı yazıldı. Bu şaşırtıcı değil mi?” Hadjiev, dinleyeni hayrete düşüren şu cevabı verdi:“Türkiye’de hastaların, daha doğrusu insanların bilinci çok düşük. Bu yüzden de 110 kişiden 100’ünde kemik erimesi saptanması beni şaşırtmıyor. İnsanların karşılaşabileceği hastalıkları bilmesi gerekir. Biz bu hizmeti veriyoruz…”“OLUR OLMAZ HERKESE İLAÇ YAZILIYOR”Hadjiev insanları “bilinçsiz” diye niteleyip 110 kişiden 100’ünde kemik erimesi saptanmasına şaşırmıyor ama uzmanların söyledikleri bambaşka. İki yıl önce Türkiye’de en çok ciro yapan ilaçlar sıralamasında dikkati çeken bir kemik erimesi ilacıyla ilgili haber yaparken görüştüğümüz Prof. Güzin Dilşen’in söylediklerini hatırlatmanın tam zamanı. Osteoporoz riski taşımayan binlerce kişiye, eksik verilere dayanarak ilaç yazıldığı ve bu şekilde milyonlarca doların boşa harcandığını söylüyordu Prof. Dilşen. 30 yıldan fazladır osteoporoz konusunda çalışan Prof. Güzin Dilşen, Türkiye’de kullanılan cihazların ABD ve İskandinav ülkelerine göre ayarlı olduğunu belirterek, “Ancak bizim kemik yapımız farklı. Bu cihazlarla yapılan ölçümlerde kemikleri sağlam olanlara bile osteoporoz tanısı konuyor. Ben Türkiye’de bu kadar osteoporoz vakası olmadığı kanaatindeyim. Bizim kemiklerimiz ABD ya da İskandinav ülkeleri insanlarından daha kaliteli” diyordu. Bütün bunlara bakıldığında Roche’un dün gazetelere verdiği ilanı bir kez daha okumak gerekmiyor mu? Acaba kim kimi yanlış yönlendiriyor?

Aslan Bozok

- 04 Ekim 2006 Çarşamba  17:26

VATAN GazetesiNecati Doğru 02.10.2006Umutluyum! Güzel günlere gidiyoruz!Çok değil, bir yıl önce ne kadar da umutsuzduk. Şunları yazıyorduk: Ahlaksız ilaç şirketi, ahlaksız doktor, ahlaksız ilaç deposu, ahlaksız hastane yöneticisi bir araya gelip; “devleti hastanesinden, SSK’sından, böbrek hastası vatandaşından, kanser olmuş yurttaşından, nezle olmuş gencinden, kızamık mikrobu almış, bebesinden soyuyor” soğana çeviriyordu.Soyguna açık yapı!Kurulmuş işliyordu.Böyle gelmiş.Böyle gidiyordu.Türkiye’de kullanılan toplam ilacın [3 katrilyon lira... yaklaşık 2 milyar dolar] yüzde 90’ının alıcısı devletti. İlaç şirketlerinden “ilaç alım ihale sistemi” de “devlet parası deniz yemeyen domuz...” ahlaksızlığına açık kapı bırakıyordu. Ve Roche şirketinin yetkili dağıtımcısı Başer Ecza Deposu’na, normal kârı da içinde, 83 milyon liraya sattığı bir kutu ilaç, devletin Başkent Hastanesi’ne 173 liradan ve devletin SSK hastanesine de 230 milyon liradan sokuluyordu.Soygun tavana vurmuştu.Yıllardır yapılıyordu.Roche şirketinde üst düzeyde bir görevde Müşteri İlişkileri Müdürlüğü yapmakta olan Veysi Mungan isimli bir adam çıktı, bu “tavana vurmuş soygun” tablosunu açıklayıverdi. Ve bir de; “Burası Türkiye abiciğim... Türkiye’de çalınan para cepte... Yapılan soygun kasada... Soyulan devlet kör karanlıkta kalır... Böyle gelmiş böyle gider...” demeyen İstanbul Cumhuriyet Savcısı Nazmi Okumuş da çıktı.Çete oluşturulduğunu...Rekabetin başının vurulduğunu...İhale yasasının delindiğini...İş ahlakına kıyıldığını...Etik değerlerin çürütüldüğünü buldu, belgeledi ve Roche şirketini, üst yönetimini adalet önünde mahkûm ettirdi. Toplumsal Saydamlık Hareketi Derneği de “yılın dürüstlük ödülüne” bu Roche Savcısı Nazmi Okumuş ile MTA’dan “kaliteli kömür” raporu alarak devlet kurumlarına bozuk kömürü pahalı satan çeteyi ortaya çıkartıp mahkûm ettiren Akşehir Savcısı Celalettin Karanfil’e verdi.Ben umutluyum.Çark döndü.Güzel, temiz günlere gidiyoruz. Roche Savcısı Nazmi Okumuş’un açtığı davada mahkemeye ulaşan Maliye Bakanlığı ve İş Bankası kayıtlarına göre Roche’un eski Türkiye Genel Müdürü Faruk Yöneyman’ın bir yıllık maaşının 1 trilyon 13 milyar lira olduğu ortaya çıktı. Faruk Yöneyman, ilk ifadesinde “aylık gelirim 10 milyar lira” demişti. Aylık gelirinin 15 milyar lira olduğunu söyleyen Roche Genel Müdür Yardımcısı Tulu Veyisoğlu’nun ise aylık kazancı resmi kayıtlarda kaç çıktı, tahmin edin.103 milyar TL...Gökhan Demir’in aylık kazancı:84 milyar TL...Belgin Boydak’ın aylık kazancı:80 milyar TL...Şükrü Varol’un aylık kazancı:149 milyar TL...Bu kadar yüksek maaşları bir özel şirket niçin verir? Bu sorunun cevabını da İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nin, el konulan e-mail’leri tarayarak mahkemeye gönderdiği raporda buluyoruz. Raporda şöyle deniyor: “İlaç firmasının insanlığa sağlık hizmeti vermekten ziyade, piyasada daha çok hasta oluşturup, daha çok ilaç satmayı ve sadece para kazanmayı amaç edindiği ve bu amaç doğrultusunda her türlü yöntem ve metodu çekinmeden pervasızca uyguladığı anlaşılmıştır.” İşte böyle!Ben umutluyum.Çark döndü.Güzel günlere gidiyoruz.Çalınan para cepte kalmıyor.Kalmayacak.

CENGİZ ASATUROGLU

- 18 Eylül 2006 Pazartesi  17:27

BİRGÜN Gazetesi16-9-2006 Roche’ta maaş skandalıRoche davasında Maliye'nin mahkemeye gönderdiği maaş bordrolarına göre Roche eski Genel Müdürü Faruk Yöneyman'a işyerinin Şubat 2005'te ödediği rakam 1 trilyon 13 milyar TL. Yöneyman, polis ve mahkeme sorgularında aylık gelirini 10 milyar TL olarak beyan etmişti. SSK'ya yüksek fiyattan ilaç satışıyla trilyonlarca lira zarara uğratıldığına ilişkin açılan ve halen süren davada Maliye Bakanlığı'nın mahkemeye gönderdiği Roche yöneticilerinin bordroları şok etkisi yarattı. Roche Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Yöneyman'ın Şubat 2005 bordrosunda toplam kazancının 1 trilyon 13 milyar TL olduğu resmi kayıtlarla belgelendi. SSK'nın dolandırılması skandalını ortaya çıkaran Roche eski çalışanı Veysi Mungan 'Böyle rakamları bu ülkede kime ve ne için verirler?' diye sordu. İhaleye fesat karıştırılarak SSK'nın dolandırılmasını itiraflarıyla ortaya çıkaran Veysi Mungan'ın Roche'un şikayeti üzerine, tehdit suçundan Şişli 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada, Roche çalışanlarının maaş bordroları Maliye Bakanlığı tarafından mahkemeye gönderildi. Maaş bordroları mahkemeye gönderilen çalışanların çete oluşturmak, ihaleye fesat karıştırmak, kamuyu zarara uğratmak suçlarından İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılaması sürüyor. Roche çalışanı sanıkların maaşlarının inanılmaz rakamları bulduğu Maliye Bakanlığı'nın mahkemeye gönderdiği cevabi bilgilendirme yazısıyla ortaya çıktı. Bakanlığın mahkemeye bildirdiği kayıtlar ve maaş bordrolarına göre Roche eski Genel Müdürü Faruk Yöneyman'a işyerinin Şubat 2005'te ödediği rakam 1 trilyon 13 milyar TL.. Yöneyman polis ve mahkeme sorgularında aylık gelirini 10 milyar TL olarak beyan etmişti. İŞ BANKASINDAKİ KAYITLAR BEKLENİYOR İfadelerinde gelirini 15 milyar TL olarak beyan eden Genel Müdür Yardımcısı Tulu Veyisoğlu'nun Şubat 2005 bordrosuna göre ise aylık kazancı 103 milyar TL.. Maliye Bakanlığı'nın gönderdiği bordrolara göre Roche çalışanları Gökhan Demir'in aylık kazancı 84 milyar TL, Belgin Boydak'ın aylık kazancı 80 milyar TL, Şükrü Varol'un aylık kazancı 149 milyar TL.. Roche firmasının şikâyeti üzerine Şişli 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde tehdit suçundan yargılanan Veysi Mungan 'Benim yüksek maaş aldığım iddialarına karşılık Maliye'den bu kayıtların getirilmesini biz istedik, mahkeme de kabul etti. Bordrolar gerçekleri ortaya çıkarıyor. Böyle rakamları bu ülkede kime ne için verirler? Şirket İş Bankası'ndaki hesaplarımıza da paralar yatırıyordı. Şimdi bu kayıtları bekliyoruz. Roche halkın cebinden, Maliye'nin kasasından aldığı paraların bir kısmını da ülkenin soyulmasına sessiz kalan yöneticileri ile paylaşmıştır' dedi. [BİRGÜN]VATAN Gazetesi11-05-2005Kimisi bela kimisi yiyiciRoche'un ilaçlarını kullandıkları için 'ödüllendirilen' bazı doktorlar, çalışanları tarafından lakaplarla anılır olmuş. Firmaya yapılan baskınlarda ele geçirilen not defterlerindekiler lakaplarla da sınırlı değil. Doktorların çıktığı tatiller, hesaplarına yatacak paralar varİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Roche soruşturmasına ait dosyasında doktorlarla ilgili ilginç notlar yeraldı. Birkaç Roche çalışanının defterlerindeki notlar, Profesör düzeyindeki bazı doktorlara 'yiyici', 'kızkurusu', 'gerizekalı', 'bela' gibi lakaplar takıldığını ortaya çıkardı. Bir Roche çalışanının not defterinde isimlerini açıklayamayacağımız bazı doktorlar için şu notlar yeralıyor:* Çapa Tıp Fakültesi'nde bir Profesör için 'şeker'* Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde bir Profesör için 'yiyici'* Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde bir Profesör için 'deli'* Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde bir doktor için 'bela'* Eskişehir'deki bir Profesör için 'gerizekalı'* Antalya'daki bir Profesör için 'kız kurusu'* SSK Okmeydanı Hastanesi'ndeki bir Profesör için 'yiyici'Defterlerde rüşvet notları da varRoche çalışanlarının not defterlerindeki diğer bilgiler de ilgi çekici. Doktorların yurtiçi ve yurtdışında götürüldüğü sempozyumlar, geziler, yemekler, nakit olarak verilen paralar, tatiller ve eğlenceler bu notlar arasında yeralıyor. Bu defterden bazı notlar da şöyle:* Konuşmacı hediyeleri: Ş.Y [saat], H.O [takı], N.G [takı], G.T [takı], F.İ [kol düğmesi]* Ankara'da 80 kişilik öğle yemeği, 90 kişilik Laila* Nişantaşı'na gidilecek [hekimlere takı]Yine bir başka Roche çalışanının not defterinde 'Y. Hoca'ya 2 bin dolar yatacak' yazılı bir not dikkat çekiyor. Başka bir Roche çalışanının defterinde ise doktorlara nakit para verildiğini gösteren şu not yeralıyor: 'Hekimlere para verebilmek için serbest meslek makbuzu ile ödemeli.' Aynı defterde 'SSK Bursa kolonoshop Reyhan 20 milyar' notu dikkat çekiyor. Hemen hemen her not defterinde 'doktora hediye' notları yeralıyor.En fazla hasta alan merekeze hediyeYine bir başka çalışanın not defterindekiler de hayli ilginiç. SSK'nın özel diyalizde uzman doktorlar istediğini not alan Roche çalışanı, 'üniversite hastanelerinde de sadece Profesörlerin reçete yazabileceğini' belirtmiş. Bu not defterinde çok daha şaşırtıcı şu notlar yazıyor:* 'Cem Bey: En fazla hasta alan merkezlere motive edici HEDİYE.'* AÜTF 5 milyar verdik [Döner sermaye]* AÜTF 25 milyar daha yatırılacak* İbn-i Sina [Bütçeyi kabul etmiyorlar. 72 milyonx 19 visit/muayene ücreti istiyorlar.* Ege Üniversitesi: 50 milyar+15 milyar toplam verilecek* 18 milyar döner sermaye* 15 milyar bu hafta içinde ödenecek.Haber: Hilal ÖZTÜRK

Serdar Azizoğlu

- 01 Eylül 2006 Cuma  14:25

okumak kolay, yorum yapmak zor

HACIBEY SAKARYA

- 24 Ağustos 2006 Perşembe  19:51

Yaşadığımız hayat ancak bu kadar anlatılabilir, tek kelimeyle mükemmel bir özet, tabiiki anlayana. Saygılarımla

agah ertugrul

- 22 Ağustos 2006 Salı  09:37

yaşamak zor ölmek kolaydır.

şafak dişikitli

- 21 Ağustos 2006 Pazartesi  12:32

hayatın akışı içinde kolay olanlarla zor olanlar birbirine karışıyor.herkes işini ve davranışlarını gerektiği şekilde yapsa bizde kolaya kaçmayız.

Fatma Oğuz

- 18 Ağustos 2006 Cuma  15:52

Yanılmıyorsam Mevlana'nın bir sözüydü, paylaşmak istedim; 'Siz ne kadar konuşursanız konuşun, söyledikleriniz karşınızdakinin anladıklarıyla sınırlıdır'... gerçekten öyle..kolay olan konuşmak...zor olan ise sizi anlayacak kitleye ulaşmak..güzel yazınızı bizimle paylaştığınız için teşekkürler hocam..Saygılar..

Mutlu Vardar

- 18 Ağustos 2006 Cuma  14:18

Bülent bey yazdıklarınız çok güzel Hayatta gerçek mutluluğu bulmak istiyorsak eğer; bu zor olan değerleri hayatımızın bir parçası , alışkanlığı ve mücadelesi haline getirmeyi başarırsak inanıyorum ki herşey daha güzel olacaktır.Çünkü en güzel olanıda zoru başarmaktır.Saygılar ,Mutlu Vardar

Fatih Nubret DUR

- 18 Ağustos 2006 Cuma  11:30

Hocam yazdıklarınız gayeT güzel olmuş. hepimiz şunu biliyoruz amaOKUMAK KOLAY DA BUNLARI YAŞAMAK VE HAYATA GEÇİRMEK ZOR OLSA GEREK....

etem öztekin

- 17 Ağustos 2006 Perşembe  21:07

İş hayatına atıldığımız şu günlerde maddiyat ve maneviyatın inceliklerini çok iyi anlatan bir ytazı olmuş hocam, elinize sağlık.

Ali Adnan İnal

- 17 Ağustos 2006 Perşembe  17:32

elinize sağlık. şiiriniz bende çağrışım yaptı [osmanlıcası tedai]; ben de dün bir arkadaşımdan bir kırgız atasözü öğrendim; ' yüz dost az, bir düşman çoktur'. Kalıcı dost kazanmak gerçekten çok zor ama düşman kazanmak çok kolay.a. adnan inal

Bahadır Özgür ÖZTÜRK

- 17 Ağustos 2006 Perşembe  16:48

kimi zaman kolay demek zor, zor demek ise kolaydır. ama pes etmemek ise her zaman doğru olandır. saygılarımla

Özhan Erem

- 17 Ağustos 2006 Perşembe  00:26

Yüce Yaratanın 'Celali'de' , 'Cemali'de' İnsan'da cem olmuş...Onun için;'Hak yüzü insan yüzünden görünür,Zat-ı Rahman şeklin insan eylemiş'Gönlünüze sağlık Bülent Bey...Güzel kalp...

Hüseyin Çağlar

- 16 Ağustos 2006 Çarşamba  17:19

Çok doğru yazmışsınız.. tecrübeyle ispatlanan şeyler hepsi de..elinize sağlık Bülent Bey..

Şefik Diler

- 16 Ağustos 2006 Çarşamba  16:43

Elinize sağlık hocam.Eleştirmek kolayÇözüm üretmek zordur.Kabullenmek/sisteme uymak kolaysorgulamak/değiştirmeye çalımak zordur.

Koray Uçar

- 16 Ağustos 2006 Çarşamba  12:40

Kültürel yozlaşma bombardımanına tutulduğumuz bir süreci yaşıyoruz ve sanırım nostaljik geri dönüşler olarak yaşadığımız kısa silkinme anları, bizi bu anlamda bir aktiviteler zincirine itemiyor. Garip bir sıkışmışlık duygusu içinde kalan bizleri [bu konuda genelleme yapmanın yanlış olmayacağını düşünüyorum] bu tarz yazılarınızla sık sık silkelemeniz hatta savurmanız dileğiyle.. Teşekkürler hocam.

hatice

- 16 Ağustos 2006 Çarşamba  09:57

İnsanın düşündüğü, içinden geçirdiği çoğu zaman dışına vuramadığı,bazı zamanda belki kızgınlıkla ve öfkeyle niye dediği düşüncelerinin kısa ve öz bir şekilde dışa vuruşu diye düşünüyorum..Ağzınıza sağlık

ilhan bozdağ

- 16 Ağustos 2006 Çarşamba  09:14

Anlatacak birşeyi olmayan için konuşmak zor, dinlemek kolaydır hocam.

Esen

- 16 Ağustos 2006 Çarşamba  08:56

Bir yazı bu kadar kısa ve öz olarak hayattaki verimliliği iyi anlatabilirdi. cok tesekkurler

A.Tunç Doröz

- 16 Ağustos 2006 Çarşamba  08:07

Sonuç, katlanmak, kendinden fedakarlık etmek, sabır ve kazanmak zordur.Harcamak [maddi, manevi] kolaydır.Mühim olan kolayı seçmemek, yetiştirdiğimiz nesilleri bu yönde eğitebilmek ve örnek olabilmektir.

Nermin Ekin savaş

- 16 Ağustos 2006 Çarşamba  02:35

Sayın Şenver,Şiirinizi büyük bir zevkle okudum. Zor günlerin yaşandığı dünyamızda gerçekten de güzel noktalara parmak basmışsınız. Özellikle şiirin tamamına en fazla anlam verdiğini düşündüğüm 'Kötülük yapmak kolay, iyilik yapmak zordur' dizesini son dize ile birleştirince beni çok etkiledi. Ben de umarım ki; İyilik yapmak kolay, kötülük yapmak zor olsun. Sevgi dolu günler..

Hakan Sönmez

- 16 Ağustos 2006 Çarşamba  01:07

okumak kolay, yazmak zordur!dilinize saglik hocam..


 
space
Ana Sayfa  |  Kitaplarim  |  Derslerim  |  Hayatım  |  BŞ'nin Gözüyle  |  Ben Hazırım  
  Bankofinance  |  Arama  | Site Kullanım Kuralları
  Copyright (c) 2001 Bülent Şenver